Ecdada saygısızlık dediler ama… Gözden kaçan Feshane detayları

Gözde S. Kadıoğlu

Milat Gazetesi tarafından işaret edilen, Feshane önüne giderek tansiyonu yükselten bir grubun yaptığı açıklamadan da anlaşılacağı üzere sergideki eserler ‘sapkınlığı özendirme’ ile ‘Eyüp Sultan ve ecdada saygısızlık’ olarak nitelendirildi.

İLGİLİ HABER: Artİstanbul Feshane sergisi gericilerin hedefinde: İçeri girip sanat eserlerine zarar vermek istediler

Ancak, gözden kaçan bazı detaylar var:

FESHANE’NİN KURULUŞ AMACI

1828 yılında Kadırga’da kurulan ve Osmanlı Devleti’nde tekstil sanayiinin temeli olarak sayılan Feshane-i Amire, 1835 yılında Eyüp’teki yerine taşındı.

Vak’a-i Hayriyye (Yeniçeri Ocağı’nın kapatılması) sonrası kurulan “Asâkir-i Mansûre-i Muhammediyye” ordusunun fes ihtiyacının karşılanması için dönemin padişahı II. Mahmud’un emri ile oluşturulan fabrika ile yerli üretime de ivme kazandırılmıştı.

Ülkemizin gerçek anlamda ilk tekstil sanayi kuruluşu olan Feshane, 1851 yılında Belçika’dan getirilerek monte edilen kolonlarla, çelik konstrüksiyon yapının dünyadaki ilk örneklerinden biri oldu. Buharlı dokuma tezgahları da yurtdışından getirilen Feshane, 1866 yılında döneminin en gelişmiş dokuma fabrikası olarak yenilendi.

1893 yılında Feshane fabrikası yünlü kumaşları ve fesleriyle Chicago’da ödüle layık görüldü.

1916 yılında yapılan genişletme çalışmalarının sonucunda Feshane, dokuma sanayiinin en büyük fabrikası haline geldi.

1921 yılında Sanayi ve Maâdin Bankası‘na devredilmesiyle, Feshâne Mensucat Türk Anonim Şirketi adıyla işletilmeye başlandı.

1925 yılında çıkarılan Şapka Devrimi ile fes kullanımı kalktı. Bunun üzerine fabrikada bulunan fes dokuma makineleri de 1940 yılından sonra İstanbul Şehir Müzesi‘ne taşındı.

Sümerbank’ın 1937 yönetimi devralması ile birlikte, Feshâne Defterdar Mensucat Fabrikası adıyla fabrika üretime devam etti..

ETKİNLİK MERKEZİ OLARAK FESHANE

1986 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından Haliç ve çevresini düzenleme projesi kapsamında fabrika boşaltıldı.

Feshane’nin kullanıma engel olan en önemli problemi, cümle kapısı tarafında (Haliç’e bakan cephesi) zeminden gelen Haliç’in suyu ile beslenen, aynı zamanda yağmurların yağmasıyla binanın içine kadar dolan yaklaşık 60 cm yükselen suydu. Feshane ile Haliç arasında kalan saha, dolgu olması nedeniyle tamamıyla geçirgendi. Yapılan sondaj etütlerine göre, yaklaşık 900 cm‘de geçirimsiz (killi) tabakaya rastlanmıştı.

Bütün bu veriler ve bulgular değerlendirilerek Feshane’nin restorasyonunun yapılabilmesinin, zemindeki Haliç’ten sızan suyun kesilmesine bağlı olduğuna karar verildi.

Restorasyonu tamamlanan fabrika İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından, çağdaş sanatlar merkezi olarak kullanılması için kırk beş yıllığına Eczacıbaşı Vakfı‘na tahsis edildi. Bu süre zarfında yapı, fuar merkezi olarak kullanıldı, Ramazan aylarında etkinlikler düzenlendi, toplantılar, konserler, davetler organize edildi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2018 yılında başlanan restorasyon çalışmaları sonrasında, 22 Haziran 2023 tarihinde, Artistanbul Feshane adıyla yeniden açıldı.

EYÜP SULTAN CAMİİ’NE YAKINLIĞI

Artistanbul Feshane’nin Eyüp Sultan Camii’nde bulunan Eyüp Sultan Türbesi’nin ‘yanı başında’ büyük bir saygısızlık olduğu eleştirilerine de sıklıkla rastlamak mümkün.

Ancak, İstanbul’un gerek demografik gerekse mimari kalabalığı içinde bu kıyasın yapılması tartışmaya açık olarak görülebilir.

Harita üzerinde Eyüp Sultan Camii ile Artistanbul Feshane’nin yerleri:

“ORTADAN BAŞLAMAK” ADLI SERGİ HEDEFTE

Eyüpsultan’daki Artİstanbul Feshane önünde dün bir araya gelen grup adına basın açıklaması yapan Fikirde Birlik ve Mücadele Platformu Başkanı Kürşat Mican, sergideki eserlerin milli ve manevi değerlere hakaret içerdiğini belirterek “Kültür sanat adı altında burada sergilenen şeyler kesinlikle sapkınlığı özendirmektedir ve bizim manevi dokumuzla milli kültürümüzle yakından uzaktan alakası yoktur, örtüşmemektir, çatışmaktadır” ifadelerini kullanmıştı.

Milliyet

SATANİZM SUÇLAMASI

Sergide eserleri bulunan sanatçılardan heykeltıraş Gönül Nuhoğlu’nun keçi heykeline iddiaya göre ‘satanist’ yakıştırmasıyla zarar verilmiş, olayın ardından açıklama yapan sanatçı Feyyaz Yaman “Biz olayın bilincindeyiz ve farkındayız. Sanatı şu anda başka amaçlar doğrultusunda manipüle etmek isteyen ve sanatın bütün modern sanatların, en büyük itici gücü olan kendini de toplumu da eleştirme alışkanlığını ortadan kaldırmak istenen eğilimlere asla taviz vermeyeceğiz.” ifadelerini kullanmıştı.

Eserleri saldırıya uğrayan Gönül Nuhoğlu, yaşananları Odatv’ye anlatmıştı.

İLGİLİ HABER: Keçi heykeline satanist benzetmesi… İşin aslı ne… O sanatçı Odatv’ye anlattı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx