ABD’nin kirli tezgahı: Yeni ÖSO… PKK’nın kontrolünde start verildi

Uğurcan Yardımoğlu – Kutalmış Gürbüz

Rusya’nın Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Vasiliy Nebenzya, ABD’nin Şam’a karşı militanları kullanmak için Rakka’da ‘Özgür Suriye Ordusu’ oluşturma çalışmalarını başlattığını ifade etti.

Rusya’nın BM Daimi Temsilcisi Nebenzya, “ABD’nin yıkıcı çizgisine bir kez daha dikkat çekmek istiyoruz. Belli ki Fırat’ın doğusunda ve el-Tanf’ta oluşturdukları yasadışı silahlı oluşumlara silah pompalamaları onları artık tatmin etmiyor” dedi.

Nebenzya, “Elimizdeki bilgiye göre Washington, Suriye’nin Rakka şehri yakınlarında, yerel Arap aşiretler, IŞİD ve diğer terör örgütlerinin temsilcileri ile Özgür Suriye Ordusu oluşturma çalışmalarına başladı” bilgisini paylaştı.

Geçtiğimiz yıllarda PKK/YPG terör örgütünün IŞİD’le savaş adı altında ABD tarafından meşrulaştırılarak Suriye’yi bölme ve Türkiye’nin güvenliğini tehdit etme planını uyguladığı biliniyordu. Nebenzya’nın açıklamaları bu plan çerçevesinde atılan yeni bir adım olabilir.

TÜRKİYE-SURİYE NORMALLEŞME GİRİŞİMİNE DİNAMİT

Türkiye, uzun süredir Suriye ile istihbarat başkanları düzeyinde görüşüyordu. Yakın zamanda Moskova’nın arabuluculuğuyla Türkiye ve Suriye Dışişleri Bakanları da bir araya gelmişti. Devlet başkanlarının buluşmasının konuşulduğu bugünlerde ABD’nin PKK/YPG kontrolündeki bir alanda cihatçı terörü yeniden canlandırma girişimi doğrudan bu normalleşmeyi hedef alıyor.

Suriye İç Savaşı’nın 2011’deki başlangıcından bu yana Türkiye, Esad liderliğindeki yönetimin karşısındaki en önemli güçtü. Muhalifleri yıllarca destekleyen Türkiye’nin kendi güvenliği ve bölgesel politik gerekçelerle Suriye’yle yeniden normalleşme girişimlerini başlatması iç savaşı tamamen sona erdirebilir. İç savaşın sona ermesi ise ABD’nin bölgesel çıkarlarını tehdit ettiğini söylemek mümkün.

ABD, Esad yönetimine karşı Türkiye’den umudu kesince PKK’yla işbirliğini geliştirme ve cihatçı terörü Özgür Suriye Ordusu ve IŞİD kalıntıları üzerinden yeniden örgütleme seçeneklerini devreye sokuyor.

PKK’NIN IŞID ŞANTAJI

Türkiye’nin Fırat Kalkanı Harekatı’ndan sonra omurgasını terör örgütü YPG/PKK’nın oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri, ellerinde bulunan IŞID militanlarını serbest bırakabileceklerini söylemişti.

Örgütün elebaşı Mazlum Kobani kod adlı Ferhat Abdi Şahin, daha önce birçok defa tüm dünyaya şantaj uygulayarak, terör faaliyetleri uluslararası güvence altına alınmadığı takdirde, IŞİD teröristlerinin bulunduğu kampları korumayı bırakacaklarını söylemişti.

Fransız medyası, daha önce IŞİD teröristlerinin rüşvet ve para karşılığında, YPG’li teröristler tarafından serbest bırakıldığını kaleme alarak, YPG’nin IŞİD ile olan iş birliğini gün ışığına çıkarmıştı.

EL HOL KAMPINDA PARA VE RÜŞVET ÇARKI

IŞİD’li esir teröristler, AB ve ABD’nin terör örgütleri listesinde yer alan PKK ile ilişkisini gizlemek üzere üst düzey Amerikalı bir generalin isteği üzerine 2015’te adlarını SDF olarak değiştiren PKK/YPG kontrolünde olan El Hol kampı gibi kamplarda tutuluyor.

10 BİN DOLAR VE DAHA FAZLASI

Dünya Aramiler (Süryaniler) Konseyi’nin (“WCA”) bu kampta çalışan ve güvenlikleri açısından kimlikleri gizli tutulan kaynakları bulunuyor. Bu kaynaklar oradaki Suriyeli IŞİD mahkûmlarının kişi başı en az 1.800 dolara serbest bırakılırken yabancıların 10.000 dolar ve daha fazlasını ödediği bilgisini edindiler; bu bölgede ortalama bir ailenin geçim giderlerinin yaklaşık ayda 200 dolar olduğunu belirtmekte fayda var.

“RIZA OLMADAN FİRAR EDEMEZLER”

Mülakatlarda ve makalelerde yayımlanan, yaygın ama kontrol edilmemiş görüş, IŞİD mahkûmlarının, PKK/YPG’nin kaynaklarının yetersizliği nedeniyle fark edilmeden kaçabildikleri şeklinde. Ancak WCA’nın kamp içindeki kaynaklarına göre, Kürt güvenlik güçlerinin haberi veya rızası olmaksızın fark edilmeyen bir firar söz konusu olamaz.

Bir kaynak şunları söylüyor: “Sıkı güvenlik önlemleri ve gözetleme kameraları kaçmanın imkânsız olmasını temin ediyor. Kaçtığını bildiklerimiz firar etmesine izin verilenler; boş çadırları kaçmalarının ertesi sabahı gardiyanlar tarafından gözlerimizin önünde alınıp götürüldü. Bu aynı zamanda komşuları tarafından da teyit ediliyor. Hatta kamptan çıkış yolu buradaki herkes tarafından gayet iyi biliniyor.”

Bir başka kaynak ise şunu soruyor: “Eğer IŞİD, YPG’nin doğru bir şekilde iddia ettiği gibi ciddi bir tehdit oluşturuyorsa, o zaman neden yüzlerce savaşçısını, eşlerini ve çocuklarını serbest bırakıyorlar? Öldürmeyi misyon edinmiş bu travma geçirmiş teröristlerin Suriye’de serbestçe dolaşmaları, komşu ülkelere gitmeleri veya YPG’yi destekleyen Batılı ülkelere ulaşmaları bir güvenlik riski oluşturmuyor mu?”

“KAÇMALARINA NEDEN İZİN VERİLİYOR?”

WCA garip bir şekilde şeffaflık olmamasını sorguluyor. Kaçanların hepsi biliniyor mu, kayıtlı mı ve izleniyor mu? Kurbanlar için adaletin yerini bulması; radikalleşmenin azaltılması ve topluma yeniden entegre olma ve IŞİD’ın bayrağını ve zehirli ideolojisini sürdürme, IŞİD’i yeniden kurmalarını ve Suriye içinde ve dışında saldırılar düzenlemelerini sağlama yüksek riski gözetilmeksizin IŞİD mahkûmlarının “kaçmasına” neden izin veriliyor?

“ROMANTİK VE YANILTICI”

PYD/YPG’nin IŞİD ile “gizli anlaşmalar” müzakere ettikleri gerçeği BBC tarafından teyit edildi. 2015’te YPG, IŞİD’i, bu köyleri IŞİD’den kurtarmak, sonra ilhak ve işgal etmek amacıyla, Habur Nehri’ndeki Tel Goran gibi Hristiyan köylerine saldırmaya kışkırttı. Ayrıca Arami Hristiyanları arasında, şiddet kullanan ve komünist PYD/YPG’nin böl ve yönet taktikleriyle küçük bir grup Arami kuklaya, Rojova’da demokratik bir toplum romantik ve yanıltıcı hikâyesini yaymak üzere ödeme yaptıkları da çok iyi biliniyor. Örneğin YPG’nin akranı olan “Süryani Askeri Konseyi”nin (MFS) %90’ından fazlası, neticede MFS’yi kontrol eden PYD/YPG tarafından toplanan Hristiyan olmayan Araplardan ve eski IŞİD savaşçılarından oluşuyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir